31 Aralık 2021 Cuma

15 Aralık 2021 Çarşamba

"Make A Wish" Dilekleri Gerçekleştirme Çalışması

 



Yeni yıl için gerçekleşmesini çok istediğiniz bir dileğiniz varsa…

 

“Make A Wish”

Dilekleri Gerçekleştirme Çalışması - 2022

(Bireysel çalışma - Aralık ayı sonuna kadar geçerlidir)

 

2022’ye girerken, gerçekleşmesini istediğiniz niyetleriniz, dilekleriniz var mı? Bunları gerçekleştirmek istiyor musunuz? İşte bu niyet ve dileklerinizi hayata geçirmek için size yol gösterici olarak hazırlanmış, yılbaşı öncesi özel bir çalışma var…

Yeni yıl sizin hayatınızda da yeni bir başlangıç olablir… Yeni potansiyeller ve yenilikler yaratabilir, oluşturabilirsiniz yaşamınızda…

Kişiler hayatlarında olmasını arzu ettikleri, yaşamda onlara mutluluk verecek güzel hedeflerini, niyetlerini yaşamlarında bazen gerşekleştirirken, bu niyetleri yerini bulurken, bazen de bunlarla ilgili içsel engeller koyabiliyor farketmeden ve aslında bir yandan dilerken bir yandan gerçekleşmesini engelleyebiliyorlar…

Bir niyeti yaptığımızda, bir şeyi dilediğimizde, o ışık evrene yayılır ve Tanrı’yla birlikte gerçekleşir ve biz de bunun yansımasını yaşamımızda gerçekleşmesiyle yaşarız. Ancak eğer görmediğimiz, farketmediğimiz içsel engellerimiz varsa bu ışığı yayamayabiliyor ve aslında kendimiz gerçekleşmesini engelleyebiliyoruz…

Yaşamınızda gerçekleşmesini istediğiniz yeni hedefleriniz, niyetleriniz için, bunları yaşama geçirebilmek için, yol gösterici bir seanslık bir çalışmaya katılabilirsiniz.

Çalışmanın detaylarını aşağıda bulabilirsiniz:

 

  • “Make A Wish” Dilekleri Gerçekleştirme Çalışması bireysel bir çalışmadır. Kişiye özeldir.
  • Bir seanslık ve bir saat süren bir çalışmadır.
  • Gerçekleşmesini istediğiniz niyet ve hedeflerle ilgili yol gösterici, varsa içsel engelleri görmenizi sağlayan ve niyetinizi hayata geçirmenize yardımcı olan bir çalışmadır.
  • Niyet ve hedefinizle ilgili içsel engeller varsa bunların nasıl temizlenebileceğinin ve niyeti nasıl gerçekleştirebileceğinizin yolunu da bu çalışmada  öğrenebilirsiniz.
  • Çalışmaya katılım Aralık ayı sonuna kadar geçerlidir.  
  • Çalışma online ya da yüz yüze yapılabilir.

 

“Make A Wish” Dilekleri Gerçekleştirme Çalışması”na katılım için aşağıdaki telefon numaralarından randevu alabilirsiniz.

 

Sevgiyle,

İpek Cihan Bilgin

www.duygusalarinma.com

+90 532-7163895

+90 216-3492227

 

 

 

 



"Yeni Yıl" Semineri / 21.12.2021


 

 

2022 yaklaşırken, her yıl düzenlediğimiz gibi yine, yeni yılın güzel potansiyellerine, güzel enerjilerle yüksek bir şekilde hazırlanmak için gerçekleştireceğimiz, online “Yeni Yıl” Seminerine sizleri davet ediyoruz. Üstelik eş zamanlı sayılardan oluşan bu Kış Dönencesi’nde, enerjisi çok güzel ve yüksek olan bir günde: 21.12.2021’de…

Hepinizi bekliyoruz…

  

“YENİ YIL” SEMİNERİ

 

Her yeni yıl kendi özel ve yüksek enerjisiyle gelir. Yeni bir yıl yeni potansiyeller, yeni güzellikler, yenilikler demektir. Yepyeni bir sayfa demektir. Peki siz yeni gelen yılın güzel, yüksek enerjisine hazır mısınız? 2022 yılı için kendinizle ilgili ne gibi potansiyeller yaratmak istersiniz? Hayatınızda bu yıl için ne gibi beklentileriniz ve değişiklik istekleriniz, niyetleriniz var?

2022 yılının yeni ve güzel enerjisine birlikte hazırlanmak, yeni bir yılda hayatınızda gerçekleşmesini istediğiniz dilekleri, niyetleri, yeni potansiyelleri nasıl yaratabileceğinizi öğrenmek ve yaratmaya başlamak için sizlere her sene olduğu gibi yine yol gösterici bir “YENİ YIL” SEMİNERİ hazırladık.

“YENİ YIL” SEMİNERİ, 2022 yılı ile ilgili, onun güzel, yeni ve yüksek enerjisine sizi hazırlayacak iki saatlik online bir seminerdir.

 

Seminer içeriği:

 

·       Yeni yıl meditasyonu

·       2022 ve 2022’yi karşılamakla ilgili bilgilerin aktarımı

·       Dilek ve niyetleri gerçekleştirmek için çalışma

·       Yeni Yıl için rehber melek kartları çekilişi  

Tarih: 21.12.2021 Salı

Saat: 20.00 - 22.00 

Zoom üzerinden online olarak

 

(Kayıt için son tarih: 17 Aralık 2021 Cuma

katılım kontenjanla sınırlıdır.)

 

 

Katılım için aşağıdaki telefon numaralarından kayıt yaptırabilirsiniz.

Sevgiyle,


İpek Cihan Bilgin

 

www.duygusalarinma.com

0532-7163895

0216-3492227

 

 

 

 

7 Ekim 2021 Perşembe

"Ateş böceği misali..."

 




“Ateş böceği der ki: Bir ışık ne kadar küçük olsa da yine bir aydınlıktır. 

Ben de ormanı aydınlatmaya devam edeceğim.”

Samed Behrengi

 

Bundan birkaç yıl önce, mezun olduğum okulun dört-beş yılda bir yapılan sınıf toplantısına katılmıştım. Bu toplantılar konaklamalı olarak yapılıyordu genelde. O yılki toplantının tarihi bana uyuyordu ve ben de hem bir iki günlük bir hafta sonu tatili yaparım hem de sınıf arkadaşlarımı tekrar görür, onlarla vakit geçirip özlem gideririm diye düşünmüştüm.

Toplantımız Polonezköy’de orman içinde, doğa dostu, güzel bir tesisteydi…

Otele gittiğimizde önce odalarımıza yerleştik, biraz dinlendik ve yakın arkadaşlarımızla görüştük. Sonra akşam oldu ve otelde konaklayan diğer sınıf arkadaşlarımızla bir araya gelip hep birlikte yemek yiyeceğimiz, bahçe içindeki restorana gittik.

Güzel bir Sonbahar akşamıydı… Sonbahar’ın henüz başları olduğu için hava ılıktı. Masadaki yerime yerleşmeden önce şöyle bir bahçeyi gezeyim istedim. Çok büyük bir alandı bahçe, ağaçlıktı… Masaların olduğu, güzel lambalarla aydınlatılmış alandan biraz daha ilerideki, daha loş bölgesine doğru ilerledim bahçenin… Yemek masalarının olduğu alandan biraz daha loş olmasına rağmen o kadar güzel, pırıl pırıl parlıyordu ki bahçe, aydınlatmaya hayran kaldım… Kendi kendime “Hayret Yılbaşı ışıklarını sökmemişler demek, hala şıkır şıkır her yer.” diye düşündüm. Çalılıkların içinde, ağaçlarda bir sürü minik, pırıl pırıl lamba parlıyordu… Biraz daha ilerleyince ise hayretler içinde kalıverdim. Benim yılbaşı ışıkları zannettiğim tüm bahçeyi saran ışıklandırma aslında binlerce ateş böceğiydi… Hayatımda ilk defa bu kadar çok ateş böceğini bir arada görüyordum… Muazzam bir görüntüydü… Tarif edemem güzelliğini… Tüm bahçeyi muhteşem bir şekilde pırıl pırıl aydınlatıyorlardı…  O geceyi ve ateş böceklerinin pırıltılarıyla aydınlanan bahçenin güzelliğini unutamam…

Bugün Samed Behrengi’nin bu sözünü okuyunca aklıma yine o gece ve bahçedeki binlerce ateş böceği geldi…

Samed Behrengi çok sevdiğim Azeri asıllı İranlı bir yazar… Çocukken onun “Küçük Kara Balık” “Bir Şeftali Bin Şeftali” “Püsküllü Deve” gibi kitaplarını okumuş, çok sevmiştim. Biraz hüzünlü kitaplardı diye hatırlıyorum ama insanın yüreğine dokunduğu kesin… Benim çocuk yüreğime de dokunmuşlardı işte…

Ne güzel demiş Behrengi… Evet ateş böceği küçücük ama mucizevi bir varlık ve olduğu yeri aydınlatıyor en güzel pırıltısıyla… Ve bir araya geldiklerinde de ateş böcekleri bir ormanı aydınlatabiliyorlar, Behrengi’nin de dediği gibi…

Biz insanlar da işte böyleyiz aslında. Hepimiz yüreğimizde ışığa sahibiz. O ışık, asıl varlığımız, özümüz bizim ve biz nefes aldığımızda, öylece var olduğumuzda o ışık bizden yayılıyor… Çevremize, diğer insanlara, tüm varlıklara…

Biz umut dolu olduğumuzda, neşemizi koruduğumuzda, başkalarına ışık saçıyoruz. Onlara umut ve neşe yayıyoruz. Mutlu olduğumuzda başkalarına mutluluk veriyoruz. İyilik yaptığımızda başka canlara dokunuyor, destek oluyoruz. Hayatlarına katkımız oluyor…

Bir can, bir tek ışık, yüzlerce, binlerce insana ışık yayabiliyor, hayatına dokunabiliyor isterse…

Sadece çevresine bile dokunsa o bile yeter değil mi, herkes birbirine ışığıyla destek olsa, hayatına katkı sağlasa, birinin yüzünü güldürse, bu bile dünyayı aydınlatmak demek…

Düşünün bir arkadaşınızın canı sıkılmış, telefon ediyor size, ona moral veriyorsunuz, sözlerinizle destek oluyorsunuz. Telefonu kapadığında morali düzeliyor, hayata daha ümitle bakabiliyor. Ya da askıda fatura ödüyorsunuz belediye vasıtasıyla… Bir çocuk okutuyorsunuz gizlice,  güvendiğiniz bir vakıf aracılığıyla… İş yerinde bir arkadaşınızın bir sorununa yardım ediyorsunuz karşılık beklemeden… Kapı önüne sokak kedileri, köpekleri için mama, su koyuyorsunuz…

Herhangi bir yere girdiğinizde, sabah ofise, bir markete, ya da alışveriş yaptığınız dükkana, siz neşeli olduğunuzda, oraya da yayıyorsunuz neşenizi… Onların da modu yükselebiliyor birden… İyi ruh hali, neşe, mutluluk başkalarının hayatına da aydınlık katıyor… Ferahlık, iyilik hissi veriyor… Dalga dalga yayılıyor geçtiğiniz her yere, girdiğiniz her yere… Dokunduğunuz her cana…

Bir ateş böceğinin çevresini aydınlatması, binlercesinin birleşip ormanı aydınlatması gibi, bizler de aslında ışığımızı yüksek tuttuğumuzda, kendi moralimizi, neşemizi ve huzurumuzu koruduğumuzda, çevremize, başkalarına, dünyaya ışık yayıyoruz… Aydınlatıyoruz.

Koca bir dünyada küçük birer insan değiliz hiçbirimiz aslında. Büyük birer ışık kaynağıyız hepimiz.

Tek yapmamız gereken bunu hatırlamak. Bilincinde olmak. Ve o ışığı yüksek tutup, dünyaya ve tüm canlara yaymak…

Biz bunu yaptığımızda hayat çok daha güzel, mutlu olur, anlamlı olur, hepimiz için…

Ve de dünya daha iyi bir yer olur…

 

Sevgiyle,

İpek Cihan Bilgin

 

 


İpek Cihan Bilgin’in web sitesi:


http://www.duygusalarinma.com
http://icbakademi.com/


Blogtaki tüm yazıların yayın hakları saklıdır


(c) copyright İpek Cihan Bilgin

 


30 Ağustos 2021 Pazartesi

Çocuklardan öğrenmek...


Çocuklar büyüklerden öğrenirken biz büyükler de çocuklardan mı öğreniyoruz ve aslında doğruyu, gerçek sevgiyi, saf bir kalbi hatırlıyoruz?

Küçük bir çocukla birlikte çokça vakit geçirdiğinizde öncelikle her an tüm dikkatiniz ‘an’da oluyor. Ne geçmiş ne gelecek var o an. Sadece şimdidesiniz. 

Ben minik prensesim Linda’yla nereye gidersem gideyim onun o an olduğumuz yerdeki her şeyi nasıl güzel gözlemlediğine, fark ettiğine tanık oluyorum. Biz büyüklerin aklında binbir düşünceyle kaçırdıklarını minik kalpler kaçırmıyor, fark ediyor… Sen de çocuk kalbiyle birlikte aktığında o anın tüm keyfine varabiliyorsun… Bakıyorsun dalda bir karga dalı gagalıyor, ya da bastığın yer toprak, üstünde kurumuş yapraklar var, yürürken hışırdıyor…

En son yürüdüğünüz zemini ne zaman fark ettiniz? Ya da geçtiğiniz yolda sağınızda kalan ağaçları? Dallarında hangi kuşların olduğunu?

Bizim eğitimlerle tekrar kazanmaya çalıştığımız farkındalık, anda olma hali,  küçük çocuklarda doğal olarak var. Demek ki biz insanlar aslında çocukken özümüze daha yakınız ve büyüdükçe toplum ve diğer insanlardan öğrenip uzaklaşıyor, dünya sistem çarkına yavaş yavaş adapte oluyoruz… Sonra da tekrar özümüze dönmeye çalışıyoruz. Oysa çocuklar zaten öyleler.

Ayrıca çocuklarda gözlemlediğim biz büyükler eğer onları korkutmazsak onlar gerçekten doğaya, insanlara ve hayvanlara karşı çok sevgi dolular… Bu da işte yine özümüzde olan, doğal olan…

Çocuklarda fark ettiğim bir başka güzellik de onların toplumun dayatma değerlerinden uzak olması. Onlar kalplerinden geçtiği gibi, doğal istekleriyle yaşıyorlar, yargıları yok.

Yargı da malesef ki büyüklerden öğreniliyor… Mesela bir yere mi gideceğiz, Linda bakıyorum ne isterse onu giyip takıyor… Bu tokayı ayıplarlar, bu kıyafeti komik bulurlar demiyor… O an kendi ne istiyorsa, toplum bakışından bağımsız onu giymek veya takmak istiyor… Ona bakıp genelde şöyle düşünüyorum ve hatırlıyorum ben de: Bize ne giyeceğimizi, hangi renklerin doğru olduğunu kim söylüyor? Neden mesela renkli tüllü uzun bir elbiseyle baloya gider gibi giyinip markete gidemiyoruz? Gülerler çünkü değil mi? Neden? Çünkü moda değil, çünkü aykırı… Kim bunu bu şekle getirmiş? Moda’yı, giyim kurallarını dayatmış?

Geçen gün dışarı çıkarken Lindoş iki farklı renkte fiyonklu tokayı saçına takıverdi, üstelik bir tane de zaten saçında takılıyken… Tabi aklıma toplumdan öğrenilmiş türlü türlü şeyler geldi… Hepsinin geçip gitmesine izin verdim aklımdan… O nasıl gitmek istiyorsa öyle gitmesi düşüncesini seçtim. O öyle mutluydu… Ben de mutluluğuna eşlik ettim.

Ama işte tüm bunları da yazmak istedim o an. Sizlerle birlikte hatırlayalım diye… Özümüzden gelen, doğal akışta olanları, yüreğimizin saf sevgisini, bize getirdiği neşeyi… Çocuksu masumiyeti birlikte hatırlayalım bir kez daha… Ve ona sahip çıkalım…

Sokağa balo elbisesiyle çıkalım demiyorum… (Çok istiyorsanız da yaparsınız neden olmasın?…) Özgürce, sevgiyle, kalpten gelen şekilde, çocuk masumiyeti, neşesiyle yaşayalım, hayatın içinde anın keyfine vararak yaşayalım, özümüz olup akalım diyorum…

Sevgiyle,

İpek Cihan Bilgin



 

İpek Cihan Bilgin’in web sitesi:


http://www.duygusalarinma.com
http://icbakademi.com/


Blogtaki tüm yazıların yayın hakları saklıdır


(c) copyright İpek Cihan Bilgin