Koronavirüs pandemisi döneminde insanlar neleri sorun ediyor,
neler onları mutlu ediyor, ne farkındalıklar yaşıyorlar?
Koronavirüs pandemisi öncesi ve sonrası hayatlarımız bambaşka bir
hale geldi…
Bundan yaklaşık 6 ay önce ailelerimizle görüşüyor, dostlarımızla
buluşup kahve içiyor, sinemaya gidiyor, işe gidip geliyorduk… Normal, sıradan
hayatlarımız vardı belki… Vapura binip karşı yakaya geçmek çok normaldi. Bir
alışveriş merkezine gidip mağazaları gezmek… Markete girip yiyecek almak…
Hiçbiri koronavirüsü kapar mıyım endişesi duyulacak şeyler değildi bizim için…
Olağandı…
Sonra aniden virüsün ve hastalığın yayılması ile, bu
yayılmayı, hastalanmaları ve ölümleri durdurabilmek için, dünya olarak önlemler
aldık. Ülkemizde bizler hafta sonları evlerde kapalı kaldık. 65 yaş üstü
olanlar uzun süre hatta evlerde kaldılar… İşyerleri, sinemalar, kafeler
kapandı. Alışverişe gitmeye çekindik. Her şeyi dikkatle, önlemlerimizi alarak,
maskelerimizi takarak yapmaya başladık. Sinemaya gitmek, dostlarımızla, ailemizin
kalan kısımlarıyla buluşmak, bir kafede çay içmek gibi şeyleri de hatta hiç
yapamadık. Yaşam bir aksiyon filmine döndü adeta…
Neyse ki her filmin sonu olduğu gibi, biliyoruz ki bu filmin
de bir sonu olacak. Hem de mutlu bir sonu… Aşı ve tedavi bulunacak, bizler
normal hayatlarımıza döneceğiz.
Ben, bu Koronavirüs pandemisi ile başlayan süreçte, birlikte
çalıştığımız, ya da eğitimlerime başvuran sevgili danışanlarımın ortak
sorunlarını hep dinledim ve hala da dinlemeye devam ediyorum. Onları dinlerken de aslında pek çok kişinin
ortak bazı sorunlarının, ya da bu döneme dair yaşadıkları farkındalıkları
olduğunu görüyorum. Buradan yola çıkarak, öğrencilerim, danışanlarım ve
arkadaşlarım üzerinde bir araştırma / anket yaptım… Hepsine aynı dokuz soruyu
sordum ve cevapları sizler için de bu yazıda topladım.
Umarım burada okuyacaklarınız size kendi hayatlarınız için
ışık tutar. Kendi yaşamlarınızda
yaşadığınız sorunları, sizi mutlu eden şeyleri ve bu süreçte yaşam ve
kendinizle ilgili öğrendiklerinizi görmenizi, anlamanızı, fark etmenizi sağlar…
Çünkü fark etmek, kişinin yaşamını öncelikle daha iyi yönetmesine ve
yönlendirmesine yol açar… Fark ettiğimiz sıkıntıları değiştirebilir,
çözebiliriz. Onların üstüne sevgiyle yükselebiliriz. Her şeyin bir çözümü vardır.
Ayrıca insanın kendini tanıması anlaması da yine yaşam yolunda, hayatı daha
güzel oluşturmasını sağlar…
İşte şimdi burada sizlere, bu araştırmamın sonuçlarını
özetleyeceğim…
Birinci olarak araştırmaya katılanlara hayatlarında
Koronavirüs pandemisi sürecinde hangi sorunlarının olduğunu sordum. Akıllarına
gelen ilk 3 sorunu söylemelerini istedim. Bazı cevaplar, pandemiden kaynaklanan
sorunlar, sıkıntılar doğal olarak ortaktı, bazıları ise çok değişikti…
İnsanların Koronavirüs pandemisi nedeniyle sorunlarını
özetlersek:
Aileden, sevdiklerinden ve arkadaşlarından uzak kalmak,
onlarla bir araya gelememek, evden çıkamamak, kısıtlı yaşamak, özgürlüğün
kısıtlı olduğunu hissetmek, evde aile bireyleriyle çok fazla bir arada kalınca
gerilen ilişkiler, işyerinin kapalı kalması ve gelirin buna bağlı olarak
düşmesi, yalnızlık, hareketsizlik, kilo almak, ihtiyaçların karşılanmasının
zorlaşması (istediğin gibi alışverişe gidememek gibi), gelecek endişesi,
geleceğe dair belirsizlik duygusu, hayatında bir özel ilişkisinin bulunmaması,
hasta olma endişesi, yakınlarının hasta olmasıyla ilgili endişe, tüketim
isteğinde gereksiz artış (onu da alayım, bunu da alayım gibi), hem evden
çalışıp hem ev işlerini yapmak,
istediğin gibi seyahat edememek, maskenin önemini bilip düzenli takıp ama günlük
yaşamda rahatsız hissetmek, yeterince feminen ya da bakımlı hissedememek (maske
takmak, ayakkabıları virüs kapmamak için ona göre ayarlamak gibi dış görüntüyü
etkileyen faktörler nedeniyle), toplu taşıma, market gibi yerlerde insanların
bazen sosyal mesafe ve maske kullanımı kurallarına dikkat etmemesi, bundan
kaynaklanan endişe ve sıkıntı, hastane gibi ortamlara, kalabalık ve virüs kapma
ihtimali düşünülerek gitmekle ilgili endişe…
Bu yazdıklarımın hepsini gerçekten araştırmaya katılan
arkadaşlar tek tek belirttiler…
Ve ben bu sorunlara baktığım zaman, bu yaşanan dönem çok
sıradışı özel bir süreç olduğu için, hayatların bu dönemden bir şekilde
etkilemesinin normal olduğunu ve bu nedenle de hepsinin insanca normal sorunlar
olduğunu görüyorum… Genelde insanların hayatlarındaki sorunlardan
kurtulmalarına, arınmalarına yardımcı olan ve yol gösteren bir iş yaptığım için,
tecrübelerime dayanarak aslında şunu söyleyebilirim ki, insanoğlu, hayatının
her noktasında bir şeyleri dert etmiştir kendine… Yani bunlar farklı sıkıntılar
sorunlar görünse bile, insan hep hayatında sorun tutar içinde maalesef…
Yalnızca aydınlanan ve aydınlanma yolunda olan kişiler, kendini geliştiren ve
bu sorunların çözümü olduğunu bilen kişiler yaşamlarında artık sorunları
bırakmaya başlar, sorunların üzerine yükselir ve daha yüksek bir bakış açısıyla
daha huzurlu, mutlu hayatlar yaşarlar…
Benim bu dönemde bu sıkıntı hissedenlere yönelik
söyleyeceğim şey, öncelikle tüm bunların geçici olduğunu bilmek gerektiğidir…
Bu pandemi dönemi de geçecek… Bu sıkıntılarımız da… Önemli olan hayatta, sevgi,
sağlık, aile, dostluk ve paylaşım gibi gerçekten neyin değerli olduğunu fark
etmek ve yaşamda onlara öncelik vermek…
Bu dönemin ve sıkıntıların geçici olduğunu bilmek eminim
kişiyi rahatlatacaktır…
Ve ayrıca bu gibi dönemlerde kişilerin kendi yaşamlarında
keyif aldığı, sevdiği, iyi hissettiren şeyleri yaşamlarına eklemek ve bunları
yapmak da onlara bu süreci geçirmek için iyi gelir.
Araştırmamda katılımcı arkadaşlara sonraki sorduğum soru, pandemi döneminde onlara iyi gelen, kendilerini mutlu eden üç şeydi…
Katılımcılar yine kendilerine has cevaplar verseler de
bazılarının cevapları ortaktı…
İnsanlara pandemi sürecinde kendilerini iyi hissettiren,
mutlu eden şeyleri özetlersek:
Yalnız kalıp kendi kendinle vakit geçirmek, sakinlik,
dinginlik, müzik dinlemek, hobiler (seramik yapmak, yazı yazmak, kitap okumak,
günlük tutmak, resim yapmak, bulmaca çözmek, oyun oynamak gibi), bitkilerle,
çiçeklerle uğraşmak, balkon ve bahçe düzenlemesi, evin içinde bile olsa hareket
etmek, spor yapmak, evde ya da dışarıda yürümek, dizi ve film seyretmek,
değişik yemekler pişirmek, evdeki bireylerle bir arada olmak ve daha çok vakit
geçirmek, kendi içine dönmek, spiritüel ve kişisel gelişim çalışmaları, yoga
yapmak, meditasyon yapmak, bir şeyler yapmak için zamanının olması, sevdiğin
ama daha önce zaman bulamadığı şeyleri yapmak, evden çalışmak (böylece
zamanının kendine de kalması),
arkadaşlarla ve sevdiğin kişilerle telefonda sohbet etmek ve iletişimde
olmak, Youtube videoları izlemek, değişik şeyler öğrenmek, evdeki fazlalıkları
ayıklayıp vermek, bilgi edinmek, araştırma yapmak, aktif olarak çalışmak…
Katılımcı arkadaşların pandemi sürecinde onlara iyi gelen ve
mutlu eden şeylerle ilgili verdikleri cevapların en ortak olanlarından,
insanların bu süreçte bol bol yemek pişirdiği (ekmek, kurabiye, pasta ve
değişik yemekler de), müzik dinlediği, eskiye oranla daha çok kitap okuduğu, dizi
ve film seyrettiği sonucu ortaya çıkıyordu…
Biraz önce de dediğim gibi, insan bir sıkıntılı süreç geçirirken, yaşamında sevdiği ve
keyif aldığı şeyleri arttırırsa eminim o süreç çok daha kolay geçecektir…
Ayrıca böyle dönemler, birlikle, kardeşlikle, paylaşarak
daha kolay atlatılır… Sıkıntısı olduğunu bildiğiniz insanlara, dostlarınıza,
arkadaşlarınıza her şekilde, yapabildiğiniz, elinizden geldiğince, manevi ya da
maddi destek vermek, dünyayı daha güzel, daha anlamlı, daha mutlu bir yer
haline getirecektir… Bazen bir telefon açıp, karşınızdakini rahatlatacak birkaç
cümle söylemek bile hem o kişiye iyi gelir, hem kişinin kendisine… Herkes için hayatı güzelleştirir…
Katılımcı arkadaşlardan biri, bu dönemde insanların, aslında
yaşamda birbirinin varlığının çok değerli olduğunu anladığını, çok eski
dostların, yaşam koşturmacası içinde birbirini arayamadıkları eski arkadaşların
birbirini aradığını, hal hatır sorduğunu anlattı…
Evet gerçekten de öyle… Böyle zor süreçlerde insanlar
yaşamla ilgili gerçek değerleri ve birbirinin kıymetini çok daha iyi
anlayabiliyor…
İşte katılımcılara, benim araştırmada sorduğum son soru da
bununla ilgiliydi…
Onlara, pandemi sürecinde yaşamla ve kendileriyle ilgili
fark ettikleri, farkındalığını yaşadıkları 3 şeyin ne olduğunu sordum…
Gelen cevaplar gerçekten güzel ve etkileyiciydi…
Öncelikle katılımcıların büyük bir çoğunluğu ortak cevap
olarak sağlığın önemini fark ettiklerini söylediler. Ayrıca böyle büyük bir
şeyle karşılaştıklarında, aslında eskiden çok lüzumsuz olabilecek, ufak tefek
şeyleri boş yere kafaya taktıklarını, küçük şeyleri büyütüp üzüldüklerini anladıklarını
ve bunun aslında ne kadar gereksiz olduğunu fark ettiklerini söylediler.
Hayatlarında neyin gerçekten önemli olduğunu, önceliklerini fark etmişler… Bir
de yine çoğunluğun ortak farkına vardığı, ailenin ve dostların hayatlarındaki
yeri ve önemi olmuş.
Aileyle, sevdikleriyle, arkadaşlarıyla, dostlarıyla insanın
bir arada vakit geçirebilmesi, birlikte bir şeyler paylaşması gerçekten çok
değerli…
İşte onlar da bunu bu dönemde iyice anlamışlar…
Diğer farkına vardıkları şeyleri sıralarsak:
Pandemi öncesinde koşturmacalı hayatların içinde sürekli bir
eylem halinde olunduğu için, pandemi sırasında kendi içine dönüp sakin kalınca,
aslında bu sakinliğin ve dinginliğin ne kadar güzel olduğunu, isteyip de
yapamadığını zannettiği şeyleri insanın aslında zamanı iyi planladığında
yapabileceğini, kendi hayatında şükredilecek pek çok şeye sahip olduğunu,
bunların güzelliğini ve değerini,
özgürlüğün, istediğin an istediğin şeyi yapabilmenin değerini, normal hayatta kanıksanan ve küçük gibi
görünen şeylerin ne kadar değerli ve
güzel olduğunu (bir kafede çay içmek, alışverişe gitmek, sokakta yürümek),
seyahat etmenin güzelliğini, daha
sağlıklı beslenmenin önemini, hayatta nelerin hoşuna gidip nelerin gitmediğini,
(bu süreçte kendini daha iyi tanıyarak), kendi içindeki yanları, kendi
değerini, spor yapmanın, hareket etmenin önemini, evde oturup evle ilgilenmenin
ne kadar güzel olduğunu, kişisel gelişim ve spiritüel çalışmalara yönelmenin,
kendini geliştirmenin önemini, tek başına da çok güzel vakit
geçirilebileceğini, daha önce düşünmediği bazı şeyleri kendi kendine
başarabildiğini, kendi bilmediği yeteneklerini (yemek yapmak gibi), aslında
ihtiyacı olmadığı halde lüzumsuz pek çok şey alıp, lüzumsuz tüketimler
yapıldığını, alışverişle ilgili yanlışları, para yönetmedeki yanlışları ve
aslında bunun daha doğru nasıl yapılabileceğini, insanın eskiye tutunmak gibi
bir eğilimi olduğunu ve aslında esnek olmanın çok daha iyi olduğunu, doğada
vakit geçirmenin ne kadar güzel olduğunu, çok fazla tüketimden ziyade üretimin
güzelliğini, paylaşmanın değerini, kendi özgün varlığının daha önce düşünmediği
pek çok özelliğini ve bunların güzelliğini,
feminenliğini ve kadın olmayı ne kadar çok sevdiğini…
Ne kadar güzel ve özel farkındalıklar yaşamışlar bu süreçte
değil mi? Eminim sizler de bu yazıyı okurken, kendinizin bu süreçte ne tür
farkındalıklar yaşadığınızı hatırlamışsınızdır… İnsanın dönem dönem kendini,
yaşamını gözden geçirmesi, yaşamına ve kendine dair bu tür farkındalıklar
yaşaması da gelişimi, daha iyiye güzele doğru ilerlemesi ve yaşamını daha mutlu
hale getirmesi için gerçekten de gerekli zaten…
Ben bu çalışma için ankete katılan bütün arkadaşlara tek tek
teşekkür ettim, ama buradan da tekrar teşekkür ediyorum. Böylece bizlere ne
kadar güzel bir ışık yaktılar, paylaşımlarıyla bizim birçok şeyi görmemize,
birlikte ele almamıza katkıda bulundular…
Bu koronavirüs pandemisi geçici bir süreç… Bu süreçten
dilerim hep birlikte, dünya olarak daha ilerlemiş, gelişmiş, bilgeleşmiş
olarak, kardeşliğimizi, birliğimizi ve bütünlüğümüzü hatırlamış olarak, sevgide
yükselmiş olarak çıkalım… Bu süreci kullanarak tüm dünyayı, yaşamı daha
yükseğe, ileriye taşıyalım…
Bizler hepimiz kardeşiz… Milyarlarca insan… Bir dünya, bir
insanlığız… Yardımlaşmadan, paylaşmadan, tek başımıza var olamayız… Ancak
birlikle yaşamı sürdürebilir, dünyayı daha iyi bir dünya haline getirebiliriz…
Dilerim bunu idrak eder ve dünyayı el ele değiştiririz…
Sevgiyle
İpek Cihan Bilgin
İpek Cihan Bilgin’in web sitesi:
http://www.duygusalarinma.com
http://icbakademi.com/
Blogtaki tüm yazıların yayın hakları saklıdır
(c) copyright İpek Cihan Bilg